Renk Modu

Ataya Yolculuk

‎Kırk yedi yaşındayım. Eşimle 27 yıldır evliyiz ve bu 27 yıl boyunca birçok şehre birlikte gittik, nice güzel anılar biriktirdik. Denizi de gördük, dağı da; birlikte çıktığımız her yolun kendine göre bir kıymeti oldu. Ama garip bir şekilde, ikimiz de bugüne kadar Anıtkabir’e gidememiştik. Atamızı hiç ziyaret etmemiştik.

‎Bu, yıl başından beri içimizde bir eksiklik gibi duruyordu. “Bu sene gidelim.” diyorduk; sonra iş, güç, bin bir türlü bahane araya giriyordu. Planladık, erteledik, yine planladık.

‎Derken yıllık izne çıkacağımız günler yaklaştı. İznimden önceki son iş gününde kararımı verdim ve Ankara’ya gidiş-dönüş biletlerini aldım. Akşam eve gidip eşime biletleri aldığımı, Ankara’ya, Anıtkabir’e gideceğimizi söyledim. O anki şaşkınlığını, gözlerindeki sevinci anlatmaya kelimeler yetersiz kalıyor. 27 yıllık eşim, sanki ilk kez bir sürprizle karşılaşmış gibi baktı bana.

‎O geceden beri planımız hazır. İlk durağımız elbette Atamız olacak. Ardından iki güne yayılan bir Ankara gezisi yapacağız. İkimiz için bugüne kadarki en özel, en güzel gezilerden biri olacak.

‎Bir yolculuğun bu kadar uzun süre beklemesi, belki de onu daha anlamlı kılıyor. Şimdi eşimle birlikte, sanki ilk gençlik heyecanımızı yeniden yaşar gibi Ankara’ya, Atamıza gidiyoruz.

‎Ataya yolculuk başlıyor.

Ataya yolculuk

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Tüm hakları saklıdır © www.kamilgunduz.com.tr