Gönlü Zengin Olana Dünya Yetiyormuş
Merhaba sevgili dostlar,
Uzun zamandır iki tavşanı birden kovaladım. Sabahın köründe kalkıp bir işe koşar, akşamüstü diğerine yetişmeye çalışırdım. Hafta sonları bile dinlenmek yerine “biraz daha fazla kazanayım” diye kendimi yıpratırdım. Sonuç? İki tavşandan da oldum. Biri kaçtı, diğeri peşimden gelmedi bile. Atalarımız boşuna dememiş: “İki tavşan peşinde koşan ikisini de kaçırır.”
Artık o yoldan döndüm. Tek bir tavşana odaklanmaya karar verdim. Ama ironik olan şu: Tek tavşanı bile yakalamak sandığımdan çok daha zor çıktı. Çünkü hayat bir sprint değil, uzun bir maraton. Yine de bu karar bana inanılmaz bir hafiflik getirdi; sanki omuzlarımdan tonlarca yük kalktı.
Ekonomi konusuna gelince… Evet, belki “her şey çok kötü, ekonomi bitti” diyeceğimi sandınız. Hayır, öyle demeyeceğim. Bu ülkede bazen “ekonomi kötü” demek bile insanları Silivri’ye, biz Kocaeli’leri ise Kandıra’ya kadar götürebiliyor. Bu yüzden o konuyu hiç açmayalım.
Ama iki işte koşturmamın, emeğimin karşılığını alamamamın asıl nedeni bu harikulade ekonomi, orası ayrı.
İki işte koşturmanın bedeli sadece para değilmiş; en büyük bedel zaman ve sağlık olmuş. Ama en acısı, aileme, sevdiklerime, kendime ayırmadığım zamanmış. Yıllarca “biraz daha çalışayım, sonra dinlenirim” dedim. Sonra bir baktım ki “sonra” diye bir şey yok. Çocuklar büyüdü, anne-baba yaşlandı, ben ise hâlâ “biraz daha” peşinde koşuyordum.
Bu yüzden karar verdim: Tek iş, daha az koşturmaca, daha çok hayat. Kendimi fazla paralamayacağım. Şükür, çocukluğumdan beri çalışıyorum. Ne aç kaldım ne açıkta kaldım. Bu yaştan sonra bir lokma fazla ya da az olsun, aman boş ver. Ölümlü dünya, hayatın tadını çıkarmak lazım.
Cebim belki zengin değil ama gönlüm zengin. Bu bana yeter de artar bile.
Bundan sonrası benim için yepyeni bir yolculuk. Kendi tekâmülümü tamamlamaya, ruhsal gelişimime odaklanmaya karar verdim. Belki bir gün bu yolculuğu sonlandırırım, ama o güne kadar dolu dolu yaşamak istiyorum. Anlatmak, paylaşmak istiyorum. Çünkü içimde birikenleri dışarı vurmazsam, bu yük beni daha çok yoracak.
O yüzden buradayım. Blog yazacağım, YouTube videoları çekeceğim. Belki biriniz bir cümlemi okurken “ben de böyle hissediyorum” diyecek, belki biriniz “ben de bu yoldayım” diyecek. Belki de sadece kendime yazacağım, kendime anlatacağım. Ama ne olursa olsun, içimdekileri dışarı çıkaracağım.
Hayat kısa, zaman değerli. İki tavşanı kovalamak yerine tek bir tavşana odaklanmak, hatta bazen tavşanı bırakıp sadece yürümek… İşte bu bana şu an en doğru gelen yol.
Siz de kendi tavşanlarınızı bırakıp bırakmamaya karar verin. Ama lütfen unutmayın: Gönlünüz zengin olsun, gerisi teferruat.
Sevgiyle ve huzurla kalın.












