Renk Modu

Sadece Bir Gel

‎İki kere. Sadece iki kere misafirin oldum. Ama o iki ziyaret, ruhumda sanki iki yüz yıl gibi yer etti. Belki de mesele sayı değil; mesele o havanın, o enerjinin insanın içine nasıl işlediği.

‎Şimdi kendime soruyorum: Çok mu şey istedim? Biraz arsız mı davrandım?
‎İnsan bir yeri, bir atmosferi, enerjinin varlığını özlediğinde bunu söylemek neden bu kadar zor geliyor?
‎Belki de korkuyoruzdur; istediğimizi söylediğimizde karşılığında sessizlik bulmaktan.

‎En zoru da bu aslında: Ne davet ediyorsun ne de kabul ediyorsun, ne de red ediyorsun. Arada bir yerde asılı kalmak. Kapı ne tam açık ne tam kapalı. İnsan böyle bir belirsizlikte nefes almayı unutuyor.

‎Ama şunu biliyorum: Bazı enerjiler gerçekten eksikliğini hissettirir. Bazı atmosferler insanın içinde bir boşluk bırakır, doldurulmayı bekleyen. Ve bunu itiraf etmek zayıflık değil, cesarettir.

‎Belki de en doğrusu budur: Beklemek yerine söylemek. “Enerjine ihtiyacım var.” demek, bir yük değil, bir teklif. Kapıyı zorlamadan, sadece yolun açılmasını dilemek.

‎Yollar açılsın. Tekrar geleyim, yine o tanıdık enerjinle karşılaşayım, yine seni biraz darlayayım; çünkü bazı insanlar bizi darladığında, darlandığında bir yere ait olduğumuzu hissettiriyor.

‎Ve umuyorum ki bu sefer sessizlik değil, bir “Gel.” cevabı bulurum.

Enerjine ihtiyacım var

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Tüm hakları saklıdır © www.kamilgunduz.com.tr