Bir Babanın Gözünden: “Kız Vermek” Ne Demekmiş…

12.04.2026

Daha dün gibi hatırlıyorum…
Tarih: ../../2020
‎Saat 18:00 suları eşimi doğum için hastaneye götürmüştük. Koridorda volta atarken bir hemşire geldi, yüzünde o tanıdık gülümsemeyle:
‎“Gözün aydın, kızınız oldu. Gel, göstereyim.”
‎O an… tarif edilmez.
‎Hastane koridorundayım. Eşim tekerlekli sandalyede, kucağında kızımız… Beyaz bir örtüye sarılmış, bembeyaz, küçücük, pamuk gibi. Yaklaştım… gıdısından sevdim. Yüzünü buruşturdu, tepki verdi. O an içimden bir şey koptu aslında, ama farkında değildim.

Sonra büyüdü…

Evde oyunlar oynardık. Ben öküz olur, “möh möh” diye onu kovalardım. O da “müh müh” diye kaçardı. Gülmekten içi geçerdi… Öyle bir kahkahalar atardıki insanın bütün yorgunluğunu alırdı.
‎Bazen ben gelin olurdum, o damat…
‎Davetiye yapar, evin içinde dağıtırdık.
‎Küçük bir evren kurmuştuk kendimize.
‎Ve o evrende her şey çok güzeldi.

Zaman geçti…

Fark etmeden büyüdü.
‎Sadece benim kızım olmadı; arkadaşım oldu, dostum oldu. Konuştuğum, dertleştiğim biri oldu.
‎Derken bir gün eşim dedi ki:
‎“Kamil, biliyorsun Kadriye’nin bir erkek arkadaşı var. Ciddiler. Evlenecekler. Deniz seninle tanışmak istiyor.”
‎İşte o an…
‎İnsan ne diyeceğini bilemiyor.
‎“Dünyanın hali, düzeni…” dedim içimden.
‎“Hayırlı olsun” dedim eşime.
‎İçimde tarifi zor bir burukluk vardı. Sanki dışım sessizdi ama içimde fırtınalar kopuyordu. Adını tam koyamıyordum: Biraz kızgınlık, biraz hüzün, biraz da stres… Hepsi birbirine karışmıştı.

Tanışma…

Deniz de en az benim kadar gergin.
‎Benim ruh halimi görse, “Ben yanlış kapıya geldim galiba” diyecek.
‎Şunu açık söyleyeyim:
‎O an Deniz bir falso verseydi… gerçekten kapının önüne koyardım.
‎Ama yapmadı.
‎Düzgün konuştu. Saygılıydı. Samimiydi.
‎Sonra her şey olması gerektiği gibi ilerledi:
‎Tanışma… isteme… söz… nişan…

Ve şimdi…

12.04.2026 Pazar günü kızımın düğünü var.
Düşünüyorum da…
Pazartesi sabah uyanacağım ve kızım evde olmayacak.
İşte bu… insanın içine oturuyor.
Şaka bir yana:
“Deniz, hâlâ güvende değil galiba!”
Ama gerçek şu ki…
Deniz’i sevdim.
Gerçekten iyi bir çocuk.
Ailesi de öyle.
Bu da bir baba için en büyük teselli.

Bir itiraf…

Yine de itiraf edeyim…
‎Bazen içimden “Keşke kız değil de oğlan olsaydı” dediğim oldu. Kız babası olmak çok zor.
‎Ama sonra düşünüyorum…
‎Kadriye, Kadriye olduğu için bu kadar güzel.

Bir baba olarak son sözüm:

Bir baba olarak tek  temennim:
‎Ömür boyu mutlu olsunlar.
‎Ve tabii…
‎Bana bir iki tane “kanka” versinler.

Temsili resim

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Tüm hakları saklıdır © www.kamilgunduz.com.tr