Taşımaktan İzlemeye
Hayat bir kasa karışık elma,
Omzunda, yokuş yukarı taşınır.
Gençlik aceleci, nefesi bol,
Adımlar hızlı, yük hafif sanılır.
Zaman geçtikçe yol daralır,
Yokuş biraz daha dikleşir.
Elmalar ağırlaşmaz belki,
Ama kollar sessizce yorulur.
“Zirve burası” dersin bir an,
Sırtını doğrulturken gururla,
Küçük bir sarsıntı bozar dengeni,
Dökülür elmalar yokuş aşağı.
Gençken koşarsın peşlerinden,
Yuvarlanan her şeye yetişmek için.
Dizlerin kanar, avuçların boş,
Yine de vazgeçmezsin hiçbir elmadan.
Sonra yaş gelir, akıl oturur,
Anlarsın her düşen tutulmazmış.
Bazı kayıplar kaderindir,
Bazı yükler zaten sana ait değilmiş.
Oturursun yol kenarına,
Yokuş aşağı akan zamana bakarsın.
Elmalar yuvarlanır, sen gülümsersin;
İzlemenin, taşımaktan daha keyifli olduğunu anlarsın.












